İçimde garip hisler var. Biran önce kurtulmak istiyorum fakat seni çok özlicem yalova. Yani bu yıl bir şekilde gidiyordum. Artık daha da azalacak herşey biliyorum.
Kayıtlar
Mayıs, 2018 tarihine ait yayınlar gösteriliyor
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Zaman acıyla birleşince iyileştirdiğini görüyorsun. Zaman çok geçince pişman olduğunu görüyorsun. Kafanı onca taktığın şeyin sana ne faydası olacağını düşünüyorsun; çok düşünüyorsun... Geçen dinledim Steve Jobs diyor ki noktaların birleşeceğine inanın. Buna uzun zamandır inanıyordum. Çünkü eğer buna inanmazsan delirir atıverirsin kendini. Çünkü o zaman ben neresindeyim dersin. Ben en yakınlarımın bile neresindeyim. Çünkü pişmanlık ve pişmanlık çok zordur.
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Zamanın soldurucu etkisi Böyle bir şey var. Solmak diye bir şey var. İster papatya ol ister gül ister kırçiçeği solmak diye bir şey var. Herkese değil cümlelerim. Solanlara... Zamanla susanlara, zamanla içe kapananlara, söyleyecek çok sözü olupta ağzını açamayanlara mesela bana... İsim vermeyeceğim yani kesin konuşmayayım da çalışacağım. Sana ne oldu dedi? Ben de uzun zamandır düşünüyorum? Bana ne oldu? Bu soruyu sorarken bile duruyorum "ben " diyorum duruyorum klavye de harfleri okumaya çalışıyorum "ben" ne oldu sahiden. Kim oldum ben o "ben" kavramı ne demek sahi? Çok karışık buralar oldukça solmuş donmuş sanırım eksiklik solmak demektir. Bulabildiğim anlam bu şimdilik. Çiçeklerimi yeniden açtığımda yüzünü güneşe dönmek adlı bir yazı daha yazacağım...
Yeniden
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Seninle bu zor ve macera dolu yılları birlikte geçirmiş olmayı isterdim. Anlatacak çok şey olacak karşılaşınca. Sessizce oturacak da çok şey olacak. Her kelime bir şeyler çağrıştıracak senle bana Bu da çok heyecanlı olacak değil mi? Gökyüzüne bakacağız sessizce sonra belki aniden bir çığlık atarız ve koşarız. Biliyor musun ben aslında diye cümleler kuracağız. Sonra sarılacağız ayaklarımız yerden kesilecek. Ohaaa...Bu çok güzeel diyeceğiz. Mesela Ali İlseven vardı diyeceğim ben o an. (hatırlayanlar olacak okurken). Gece olduğunda öylece bakacağız ve ben düşüneceğim acaba ne düşünüyor diyeceğim. Belki sen bundan çok sıkılacaksın ama ben çok soru sorup çok sorgulayıp umarım bezdirmemeyi başaracağım. Ama zaten insan sevdiği şeyin yokluğunu göze almaz. Bezmezsin ki sen. Güneş doğduğunda gideriz de hem. Upuzun bir yol hayal ediyorum. Etrafında buğday arpa tarlaları. Ben çok çiçek de bilmem zaten. Çok çiçekli bir yol olması hayalim de yok benim. Ama uçurtma istiyorum. Sonra uzun yo...
Gece uyumadan önce düşünüyorum
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
İnstagram bio denilen alanda blog linkimi paylaşmayı düşünüyorum. Ne saçma şeyler yazıyor bu kız diyecekler diyorum içimden sonra. Sonra çok da umrumda diyorum. Sonra evet umrumda diyorum :) Böyle böyle geçiyor işte zaman. Yapmak istediklerimiz yaptıklarımız yapamadan öldüklerimiz ne bileyim hayat böyle geçiyor. Düşünerek. Mükemmel olsun diye hep bekleyerek adım atmaya korkarak. Noktalama işaretlerine dikkat etmeliyim diyerek... Konuşma konusunda bir yetersizliğimden bahsetmiştim. Yazma konusunda da çok iyi değilim. Ama bir hayalim vardı nedendir bilmem. Bir gün bir gece vakti yüksek bir binanın tepesinde şehrin ışıklarını izlerken yazmak istiyorum. Ne yazacağım nerede olacağım henüz bilmiyorum tabi. Herşeyi bilmek zorunda değiliz. Mükemmel olmak zorunda hiç değiliz. Toplum ailesel baskıların altında kalmak zorunda değiliz. Değiliz. Kafanızda yarattığınız kişi de değilsinizdir belki. Belki sen bambaşkasındır da kendine biçtiğin bir şekil vardır. Uyanmak zordur. Bedeli de vard...
sorular sorgulamalar
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Bazı durumlar kafamı çok yoruyor. Mesela karşımda biri oturuyor; ona bakıyorum ama hiçbir şey anlatamıyorum. Sanki ne anlatsam gereksiz. Oysa ki hani yeni tanışmışız. Karşımdaki oradan buradan anlatıyor; onun için önemli önemsiz birçok şey; peki ben diyorum içimden neden bu kadar kelimelerden uzağım? Kelimeler bazı anlamlara gelmiyor sözünü duyduğumdan mıdır? ya da en yakınlarıma hiçbir zaman bir şeyleri anlatamadığımdan mıdır? Nedendir bilmiyorum. Ama uğraşıyorum. Yazmak değil de konuşmak için de uğraşıyorum. Bir şeyler anlatmak neden bu kadar zor ki hep? Yorumu olan varsa alabilir miyim ?
Mevsimler Geçiyor
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Sana bazı mevsimlerden bahsetmek istiyorum. Hani şu havalar çok güzel neden mutsuzsun dedirten. yada bolca duydurtan. ve yahut havalar çok kötü ruhum da kötü dedirten. Hadii ama çık şu evden dedirten... Sana kafanın içindeki mevsimden bahsetmek istiyorum. İsterse güneş tepende önünde alabildiğine deniz olsun. Sen ya çok pişmansan ve bakıp sadece bunu düşünüyorsan. Evet kafandaki ve gögsündeki pişmanlıktan bahsediyorum. Hani alabildiğine seni daraltan ama asla içinden çıkarmayan. Hani takılıp kalmışssan sen o mevsime... gökyüzü alabildiğine griyse hep. Kimseyi duyamıyorsan. Yada alabildiğine özlemişsen öyle çok özlemişsindir ki bazen ölmek istersin görebilmek için. Bazen giden kişiyi görmek için sahiden ölmen gerekir. Yada alabildiğine daha saçma düşünürsün öldürsem kendimi gelir mi dersin ? Bu hangi mevsim ki şimdi ? Hayatın içinde mutsuzluk da var. Gözünü kör eden mutluluk gibi kör eden mutsuzluk da var. Sonsuz.
Başka Bambaşka Hayatlar
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Ne kadar başkasının hayatını yaşıyorsan o kadar yoksun demektir. Bu sözü ben mi söyledim (ünlü düşünür:D )yoksa bir yerlerde mi okudum bilmiyorum ama bence bir yerlerde okumuşumdur; ya da benzeri bir şeydir. Mesela ben hiçbir açıdan şuan kendi hayatıma etki edemez vaziyetteyim. Birkaç gün önce bir arkadaşım benimle gel dedi. Hayır dedim. Çünkü artık ya da bir süre enerjimi kendime saklamak istiyorum. Kendim için olmayan her şeye hayır diyorum. Hiçbir yerde benim için önem arz eden bir durum yok mesela. Çünkü o kadar yokki benim hayatım her yanım başka insanlar kaynıyor. Ama artık "haayır" alabildiğine hayır diyorrum. Bolca hayırlı gunler dilerim. Deneyin.
Hisler
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Siz hiç gökyüzüne tekme atmak istediniz mi? Ya da dur bulutlara dalmak ya da hayır siz oturup ağlamak istediniz mi ya da sanırım hiçbiri siz de sessizce oturup bakmak istediniz mi ? Ben işte tam buaralar hep böyleyim. Ellerimi bağlıyorum birbirine izliyorum. İçimde bazı çığlıklar var atamadığım uzun zamandır öylece bakakaldığım. Kendimi bir oraya bir buraya vurduğum. Sonra kendimi tutup omuzumdan kaldırdığım. ... Şimdi sadece kendi içimde kendime karşı bir düşman büyütüyor gibiyim. İzliyorum onu almak istiyorum sarılmak sevmek ama dokundurmuyor kendisine. Ben buaralar oldukça yüksek binalardan atlıyorum. Atlamak da değil öyle bakıyorum. Atlamadan da düşülebilirmiş diyorum sonra. Bütün cümleler oldukça karışık, sessiz sanıyorum sonra kendimi oysa o kadar konuşuyorum ki kafam da tonla baskı sesler duyuyorum. Al başını git diyorum. Nereye diyor? Bir yanım da sessizce bakıyor? Şimdi napıcaz diyorum? Sanırım bir tek bunu biliyorum ki hızla düşerken ben ya da düşmez...